1961 yılında, Bahamalar'ın sularında yalnız başına küçük bir cankurtaran botunda sürüklenirken bulunan genç bir kızın fotoğrafı çekildi.
Terry Jo Duperrault'un oraya nasıl geldiği ise hayal edebileceğinizden çok daha korkunç ve tuhaf bir hikaye.
Terry Jo Duperrault'un Denizde Bulunması
CBSTerry Jo Duperrault'un, "Deniz Yetimi" olarak bilinen ikonik görüntüsü.
Yunan yük gemisi Captain Theo'nun ikinci subayı Nicolaos Spachidakis, Terry Jo Duperrault'u gördüğünde gözlerine inanamadı.
O, Bahamalar'ın iki büyük adasını ayıran Kuzeybatı Providence Kanalı'nın sularını tarıyordu ve uzaktaki küçük beyaz dalgaların arasında bir nokta dikkatini çekti.
Kanalda yüzlerce diğer bot arasında, o tek noktaya odaklandı ve bunun bir enkaza göre çok büyük, denize bu kadar açılacak bir bot için ise çok küçük olduğunu fark etti.
Kaptana haber verdi ve yük gemisini o noktaya doğru yönlendirdi. Yanına geldiklerinde, yalnız başına küçük, şişirilebilir bir cankurtaran botunda yüzen sarışın, on bir yaşındaki bir kızı bulmanın şokunu yaşadılar.
Ekibin bir üyesi, güneşe gözlerini kısarak bakan kızı kurtaran gemiye bakarken fotoğrafını çekti. Bu görüntü Life dergisinin manşetinde yer aldı ve dünya genelinde paylaşıldı.
Peki, bu genç Amerikalı çocuk nasıl oldu da okyanusun ortasında yalnız başına bulundu?
Terry Jo Duperrault'un Denizde Geçirdiği Korkunç Zamanın Hikayesi

Lynn Pelham/The LIFE Picture Collection/Getty ImagesTerry Jo Duperrault'un denizde bulunduğunda hastane yatağında iyileşirken.
Hikaye, Wisconsin eyaletinin Green Bay şehrinden ünlü bir göz doktoru olan Dr. Arthur Duperrault'un, ailesiyle birlikte Bahamalar'a gitmek için Fort Lauderdale, Florida'dan Bluebelle adlı lüks yatı kiralamasıyla başlıyor.
Yanında eşi Jean ve çocukları: 14 yaşındaki Brian, 11 yaşındaki Terry Jo ve 7 yaşındaki Renee ile birlikte geldi.
Ayrıca, eski bir denizci ve II. Dünya Savaşı gazisi olan arkadaşı Julian Harvey'i kaptan olarak, Harvey'in yeni eşi Mary Dene'yi de yanına aldı.
Her şey yolunda gidiyordu ve yolculuğun ilk beş günü boyunca iki aile arasında pek bir sürtüşme yaşanmamıştı.
Ancak, yolculuğun beşinci gecesinde, Terry Jo, uyuduğu kabinin üstündeki güvertede "çığlık ve ayak sesleri" ile uyandı.
Terry Jo, daha sonra gazetecilere, "Ne olduğunu görmek için yukarı çıktım ve annemle kardeşimin yerde yattığını, etrafta kan olduğunu gördüm." diye hatırladı.
Daha sonra Harvey'in kendisine doğru yürüdüğünü gördü. Ne olduğunu sorduğunda, yüzüne bir tokat attı ve aşağıya inmesini söyledi.
Terry Jo, su seviyeleri yükselmeye başladığında bir kez daha güverteye çıktı. Yine Harvey ile karşılaştı ve teknenin batıp batmadığını sordu, o da "Evet" diye yanıtladı.
Daha sonra, yatın bağlı olduğu küçük botu görüp görmediğini sordu. Onun gördüğünü söylemesi üzerine, Harvey suya atladı.

Isa Barnett/Sarasota Herald-TribuneTerry Jo’nun yatın güvertesinde Julian Harvey ile etkileşimini tasvir eden bir illüstrasyon.
Yalnız kalan Terry Jo, teknede bulunan tek cankurtaran botunu hatırladı ve küçük botla okyanusa açıldı.
Gıda, su ya da güneşten korunacak bir örtü olmadan, Terry Jo 84 korkunç saat geçirdi ve sonunda Captain Theo tarafından kurtarıldı.
Bluebelle'deki Korkunç Suçlar
Terry Jo Duperrault'un bilmediği bir şey vardı; 12 Kasım'da uyandığında, Harvey, karısını boğmuş ve Terry Jo'nun ailesinin geri kalanını bıçaklayarak öldürmüştü.
Muhtemelen karısını, 20.000 dolarlık çift tazminat sigorta poliçesini almak için öldürdü. Terry Jo'nun babası onu öldürürken görmüş olmalı ve ardından ailenin geri kalanını da öldürmüş olmalıydı.
Daha sonra, bulundukları yatı batırdı ve karısının boğulmuş cesediyle birlikte kaçtı. Onun botu, Gulf Lion adlı yük gemisi tarafından bulundu ve ABD Sahil Güvenlik istasyonuna getirildi.
Harvey, Sahil Güvenlik'e yatın bozulduğunu ve botla orada olduğunu söyledi. Terry Jo'nun bulunduğunu duyduğunda hâlâ onlarla birlikteydi.
"Aman Tanrım!" Harvey, haberi duyduğunda kekelemişti. "Bu harika!"
Ertesi gün, Harvey, motel odasında kendini öldürdü; uyluk, ayak bileği ve boğazını çift kenarlı bir jiletle kesti.

Miami HeraldTerry Jo Duperrault'un yaşadığı olayları kapsayan bir gazete kupürü.
Bugüne kadar, Harvey'in neden genç Terry Jo Duperrault'u yaşatmaya karar verdiği bilinmiyor.
O dönemde bazıları, onun yakalanma arzusunun olduğunu öne sürdü; zira ailesinin geri kalanını öldürmekte bir sakınca görmeyip, Terry Jo Duperrault'u neden yaşattığına dair pek bir açıklama yoktu.
Her ne olursa olsun, bu tuhaf merhamet eylemi, ulusun dikkatini çeken “deniz yetimi” medya fenomenine yol açtı.
Yorumlar
(10 Yorum)