AA FotoTemizlendikten sonra görülen, Yunan tanrıçası Hestia'yı tasvir ettiği düşünülen mermer heykel başı, Batı Türkiye'de bulundu.

Türkiye'deki arkeologlar, Yunan tanrıçası Hestia'yı tasvir ettiği düşünülen Hellenistik döneme ait bir mermer heykel başı ortaya çıkardılar.

Keşif, İzmir yakınlarındaki antik Metropolis kalıntılarında yapılan kazılar sırasında gerçekleşti. "Ana Tanrıça Şehri" olarak da bilinen bu alandaki arkeolojik çalışmalar 1989'dan beri devam ediyor.

Bölgedeki en eski yerleşim, Neolitik döneme kadar uzanıyor, ancak özellikle 2,000 yıl önceki Yunan döneminde büyük bir gelişim gösterdi. Bu yeni buluntu, arkeologların bu dönemdeki bölgeyi daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir ve yerel zanaatkarlık hakkındaki düşünceleri yeniden şekillendirebilir.

Hestia'yı Tasvir Ettiği Düşünülen Antik Hellenistik Heykel Başı

AA FotoMermer baş, antik Metropolis kentindeki bir ticari yapının kalıntılarında bulundu.

Mermer heykel başının, antik şehirdeki bir ticari yapıda bulunduğu bildirildi. Heykelin detaylı özellikleri, özellikle saçları, Hellenistik döneme ait olduğunu gösteriyor. Başın iki ayrı parça halinde oyulup birleştirilmesi de bu döneme işaret eden bir diğer ipucu.

Hellenistik dönem, M.Ö. 323'te Büyük İskender'in ölümünden M.Ö. 30'da Kleopatra'nın ölümüne kadar olan dönemi ifade eder.

Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Serdar Aybek, 2007 yılından beri Metropolis'teki kazıları yöneten biri olarak, "Boyutlar, bu başın anıtsal bir heykele ait olduğunu gösteriyor," dedi ve ekledi: "Bu, Hellenistik dönemde Metropolis'teki heykel uzmanlığı ve sanatsal hırs seviyesine dair değerli kanıtlar sunuyor."

Kültür ve Turizm İl MüdürlüğüOlimpos Panteonundaki en benzersiz tanrılardan biri olan Hestia, ocak ve ev tanrıçası olarak tapınılmasına rağmen, ünlü Yunan mitlerinde yer almamıştır.

Arkeologlar, başın Yunan tanrıçası Hestia'yı tasvir ettiğini öne sürdüler. Kronos ve Rhea'nın kızı olan Hestia, pek çok popüler Yunan mitinde yer almaz. Ancak, kutsal ocak tanrıçası olarak toplumda önemli bir rol oynamış, ev, aile ve sosyal istikrarı temsil etmiştir.

Başın özelliklerini daha yakından incelediklerinde, arkeologlar gözün pupil alanında kasıtlı olarak eklenmiş bir boşluk buldular. Bu özellik, diğer antik Yunan heykellerinde de yaygındı. Oyuğun yerine, heykeltıraşlar daha parlak ve canlı gözler oluşturmak için renkli taşlar yerleştirirdi.

Bu Heykelin Metropolis Şehrinde Nerede Bulunmuş Olabileceği

Arkeologlar, bu yeni keşfedilen başla birlikte olan gövdenin daha önce tanımlanmış olabileceğini düşünüyorlar. Ekip, Metropolis'teki Bouleuterion binasından (meclis binası) daha önce çıkarılan Hestia gövdesinin bu başın boyutlarıyla eşleştiğini belirtiyor.

Arkeologlar, bu iki parçanın birlikte anıtsal bir Hestia heykelini oluşturmuş olabileceğine inanıyorlar. Ancak, bu hipotezi doğrulamak için daha fazla inceleme gereklidir.

AA FotoTürkiye'de bulunan antik Hellenistik heykel başının profil görünümü.

Ancak, eğer gövde ve baş bir araya ait ise, bu durum arkeologların Hellenistik dönemde Metropolis'teki dini ve sivil mimarinin kesişimini anlamalarına yardımcı olabilir.

Metropolis'teki kazılar, Türkiye'nin "Gelecek İçin Miras" Projesi kapsamında devam etmektedir. Tiyatrodan meclis binalarına, hamam komplekslerine kadar, bu tarihi şehir bölgenin zengin geçmişine dair birçok ipucu sunmaktadır.

Arkeologlar, heykel ve anlamı üzerine yapılan çalışmalar devam ettikçe, bunun Hellenistik arkeolojide özellikle önemli bir buluntu olacağını umuyorlar.